3 Haziran 2009 Çarşamba

ade-agıı


ade bana bir torba araba almış gelmiş.. kendine de bebek almayı ihmal etmemiş.. canım arkadaşım biz gidiyoruz.. beni ziyarete gelir misin karabüke?ben de seni ziyaret ederim... seni çok özleyeceğim...sen benim canım arkadaşım, kız kardeşimsin...

1 Haziran 2009 Pazartesi

pazar günü saadeti



babam evdeydi. evden çıkmama kararı almıştık. bir kaç haftadır her pazar yoğun geçiyordu...babamla garajcılık oynadık.. annem bana kitap almış kurbağalı onu okuduk sonra beni yıkayacaklardı bu konuyla ilgili kıştan kalma kötü bir anım olduğu için yıkanmak istemedim..annem de babama uyanınca yıkanır dedi ohhhhhhhhhh yaşasın yıkanmayacağım diye huzur içinde uyudum. uyundıktan sonra annamle muzlu pasta yaptık önlükleri taktık benim görevim tencereye bardaktaki sütü koymak sonra karştırmaktı.kekin üzerine annemin kestiği muzları yan yana sıraladım. bu düzen konusu içimden geliyor.herşey sıra sıra yan yana olmalı.bazen çok sinirleniyorum. ardından da cırlıyorum neyse efendim. insanın kendi yaptığı birşeyi yemesi ne güzel oluyor.. annemle servis yaptık..babam ve anneannem akının parmakları değmiş de ondan bu kadar tatlı olmuş dediler... gel gelelim banyo vaktinee... annem babama hadi banyoya deyince hemen ağlayıp e e agın e e demeye başadım.. hani demin uykusu var uyanınca yıkanır demişti ya annem.. ama bunu yemediler.. ağlaya ağlaya banyoya girdim.babam o kadar güzel yıkadı ki beni yıkandığımı bile anlamadım.. oynadık eğlendik... annem gelince anne dit dit dedim.. annem umarım üzülmemiştir.. mis gibi oldum annem her tarafımı yedi.. oh benim oğlum pamuk gibi olmuş dedi..artık beni babam yıkasın..

büyük dayılar gelmediler.. akşamımız da sakin geçti.. yatıp yuvarlandık... bunlar da fotoğraflarımız....

bugünse trene binip bakırköye gittik biraz caruselde dolaştık.. atlıkarıncaya ve kocaman bir arabaya bindim..capacitynin önüne redbul arabalarını koymuşlar 10 dakika kendimi oradan toparlaymadım..değişik arabalar vardı.. tuvalet şeklinde kağnı şeklinde uçak şeklinde filan..yemek yedik dondurma yedik..sonra da trenle eve geri döndük.
bu ara en sevdiğim oyun büyük küçük oyunu... bir objenin büyüğü varsa o an elimde kocaman bir sesle büyütttttt diyorum.. küçüğü varsa sesimi inceltip ve azaltıp düdüttt diyorum.. çay kaşığı/yemek kaşığı, çay bardağı/su bardağı... gibi.. çok hoşuma gidiyor.. annem yazmaktan sıkılmış.. okulla ilgili işi varmış sonra yine görüşürüz.. annem diyor ki karabükte nazesiz aslısız ne yapcağız diyor.. oğlumun kardeşiydi naze diyor..onları da valize koyup getirelim mi diyor..

29 Mayıs 2009 Cuma

karabük

tayinimin çıktı... çok heyecanlıyım.. şaşkın.. biraz da üzgün....
karabük... evimizin tam karşısındaki okul...
yeni bir hayat.. sakin... huzurlu.. çocuğumuzu büyütebileceğimiz daha temiz bir dünya.. Herşeyin hayırılsı olsun işallah... oğlum kale yapıyor şu an birşeyin farkında değil.. çok sevgi.. bahar

26 Mayıs 2009 Salı

koca kulak (anası)


yaz mevsimi geldi mi oğlumun her tarafları kabarıyor.. siftahı kulaktan yapmış sivriler.. kulak kocaman.. çocuk çırpınarak uyandı nasıl bir acıysa.... normal bir sivri sinek ısırığının bu şekile girmesi çok ilginç.krem sürüyoruz.. jel... ısırık için.. dün gece de yanaktan ellerin üzerinden şişlemişler detan olmasına rağmen.. bakalım bu yazı nasıl atlatacağız.. bu çocuğum bu koca kulakla ve ağrısıyla nasıl yaşayacak... hassas cildi çok.. bilen parmak kaldırsın ne yapsak?
top havuzumuzu 2 ay sonrasında tekrar şişirdik.. tekrar yüzme hayatına geri döndü.. ben notlarla uğraşıyorum.. 6120 tane not girişi yapacağım..müzik öğretmeni olmanın tek kötü yönü oklun bitin sınıflarına girip tek saat için her kese 4 not ayrıca 10 ar tane de davranış notu vermek... gerginim.. geçen yıl bu zamanlar inanmazsınız ama kurdeşen olmuştum notlar yüzünden... doktor bile şaşırmıştı...
bu da benim topa kafa atan minnoşum.. kulağı ısırılmadan evvel...

24 Mayıs 2009 Pazar

eebat


eebat bize cumartesi günü gemiş.o sırada ben uyuyordum.. bir baktım bir abla var hem de tanıdık.. a bu abla benim ayaklarma masaj yapan abla.. onun da banka sınavından çıkmış moralsiz ruhuna ben masaj yaptım... beraber top havuzumda oynadık.. biraz gezmeye gittik..ertesi gün de eebat ablamın kardeşi eli abla küçük dedem yengem büyükbabannem geldi.. bunlar bizim gebze ekibimiz hatırladınız mı? teleferikle piyer lotti ye çıktık..uçak gibi birşey.. çok sevdim kocaman bir tekerlek var dönüyor o döndükçe biz yukarı çıkıyoruz..babam bana anlattı ama şimdi olayın nasıl olduğunu teknik bilgiyle anlatıp sizleri sıkmayayım canlarım...

bu arada babam satranç hakkında öğrendiklerimi belirtmemi istedi.. babamla özel olarak yaptığımız şeylerden biridir satranç..annem oynamaz.. sadece babammmm ve ben agıı.. satrançta kale şah at vezir piyon...hepsinin adlarını biliyorum.. 2 tane kale 2 tane at onlarım yerini biliyorum.. piyonların ön sırada yan yan sıralanacağını biliyorum.. beyazlar yada siyahlar ayrı ayrı sıralanır..genellikle ben siyahları alırım... 3 4 yaşladında tamamen öğreniyormuş çocuklar.. çok faydalı bir oyunmuş..
sevgiler... bugünlük bu kadar..annemin çok işi var.. okul kapanıyor bir sürü not yazacak... kayıt yapacak... sonra devam ederiz...


hamiş: ebat elvan
eli de elif....

19 Mayıs 2009 Salı

zilli de maşa darbukaaaaa..

 

Posted by Picasa


dedem bana bugün darbuka almış gelmiş küçücük... o saz çalıyor ben darbuka çalıyorum..fotoğrafımı da koydum..

18 Mayıs 2009 Pazartesi

geçen yaz.. özledik de koyduk...

 

Posted by Picasa