gidiş geliş yapıyoruz 7 8 gün kadar istanbuldaydık..bayramın 3.günü geldik tekrar karabüke.. annneannem ve dedem de o ara anamura dayımlara gittiler geldiler... evimizde olmak çok güzeldi..bütün oyuncaklarımla oynadım.. bütün evi karıştırdım çekmeyeceye varana kadar döktüm... insanın kendi evi gibi yok valla.. annemle gezd,k.. naze ile görüştük.. 1 dakika içinde hem kavga dövüş yapıp hem de sarılıp öpüştük... çocuk olmak böyle birşey işte... sonra babamla bol bol sohbet ettik ben artık çok güzel konuşuyorum 4 5 kelimelik cümleler kuruyorum... babam çok şaşırdı.. sonra babam bizi gezdirdi.. biz babamla annemi rahat bıraktık o kendisi de gezdi alışveriş yaptı okul için..karabükte giyim kuşam çok pahalıymış.. işte böyle yarı göçebe yaşıyoruz.. burada kuzenlerim var arda ve çınar.. sonra büyük kuzenlerim var ablalar abiler.. sırıtm yere gelmez artık..amam oradaki yaşantımızı da özlüyoruz.. babamı evimi bunun har,c,nde 2 tane arkadaşımı annem kendi arkadaşlarını özlüyor... annem dün okula başladı tören yaptılar.. ben de izledim.. cuma gününü boşaltmış müdür amca annemle beni babamdan muhrum bırakmamak için..en kısa zamanda gideceğiz evimize.. teşekkür ederim müdür amca... buradaki müdür amcalar çok iyi bana balon çikolata verdiler bayrak verdiler her gidişimde beni öpüyorlar... yine yazarım yaknda evimize bağlanacak internet .. anneme vınn al dedim ama teknolojinin gerisinde kalmışlar babamla.. bilemediler 2 güne kadar gelecek bağlantımız... o zaman sık sık yazarım.. bye bye...
24 Eylül 2009 Perşembe
11 Eylül 2009 Cuma
karabük
babam neede? anni evimisz neeede? anneee adi adi eve .. biszim evimisze...
böyle diyorum kac gündür... ne kadar keyfim rahat olsa da evimizi özledim..babamı özledim..oyuncaklarımı soruoyrum.. odamı soruyorum.. evimi soruyorum..biraz böyle konar göçer yaşayacağız bir müddet.. çok konuşuyorum.. daha da çok... annemin okuluna gidip (sokağın karşısı) onu okuldan alıp eve birlikte geliyoruz. akşamlar dondurmacının önünde oturup dondurma yiyoruz..
Gönderen akın zaman: Cuma, Eylül 11, 2009 0 yorum
3 Eylül 2009 Perşembe
karabük
03 Eylül 2009 Perşembe
karabük
çok uzun zaman oldu fırsat bulamadı annem.. pazar gününden beri karabükteyiz.annem yeni okuluna başladı.ben de hergün dedemle onu ziyarete gidiyorum.burada herşe kolay geziyorum fakat evimizi çok özlwdik.odamı oyuncakları çok özledim.. babammmmm babamı çok özledim. annem de buruk biraz.. babam olsaydı yanımızda daha güzel olurdu.. burada kuzenlerim var arda ve çınar onlarla görüşüyoruz 2 günde bir onların oyuncakları ile oynuyorum daha birbirimize adapte olamadık.. annem oruç tutuyor keyifsiz oluyor bu yüzden.. onun oruç tuttuğunu geçen akşam mert abiye söyledim bana oruç tutuyor musun dedi ahırrr anne ouccc tutttu dedim. anneem şsaşırdı nerden biliyorum diye.. ben herşey i bilirim..evde daha bilgisayar bağlantıısı yok bunu kuzenın evinden yazıyoruz aceleyle.. neyse sonra yine anlatırım. daha düzeni oturtamadık naze bugün bizim evin önünden geçerken acinn acinnn demiş çok üzüldük... geçecek bu günler işallah herşey güzel olacak..byee
Gönderen akın zaman: Perşembe, Eylül 03, 2009 2 yorum
12 Ağustos 2009 Çarşamba
ayır ebet
hayır ve evet diyorum ama en çok ayıur..
annem hadi uyumaya... ben aıyurr
annem hadi yemeğimizi yiyelim ... aıyuur
annem hadi dışarı çıkalım.. ben aıyuur.. (aslında iş olsun diye yoksa ben dışarı çıkmaz mıyım)
bu arada iyice yalnız kalmıştık annemin iki arkadaşı geldi dün.. iki abla... ben de onların memelerini sıktım tamamen bilinçsiz yani kötü bişey yapmadım onun anlamını bilecek yaşta değilim zaten sadece anne meme bak dedim... sonra trabzondan küçük ve büyük halamın kocaları geldi.. bizde kalıp gittiler.. ve son olarak da müjdeli haber anneannem ve dedem geliyorlar beni ziyarete... sonrayine yazarım benim uykum var...
Gönderen akın zaman: Çarşamba, Ağustos 12, 2009 0 yorum
6 Ağustos 2009 Perşembe
DİLİMİN BAĞI
Dilim çözüldü bu ara..zaten konuşkan biriydim ama daha net anlaşılmaya başladı.. 3 4 cümlelik kelimeler kuruyorum bazen daha fazla..
pazar günü aslan babam yangın söndürdü.. büyüyebilirdi.. kırmızı bir tüpü fıssssss diye fşıkırttı.. florya sahil yolundan gelirken birisi sigara atmış galiba.. birden durduk hatta 2 araba daha durdu ama onlarda yangın söndürücü yoktu.. babam hemen fıslattı.. kaç gündür bunu anlatıp duruyorum... annem bana vinne the pooh cdleri aldı... onu izliyorum yap boz ve kule yapıyorum.. annem sürekli kitap okuyor bende onunla okumak istiyorum..bol bol yıkanıyorum balkon yıkıyorum..annemin pazardan aldığı barbunlayları çıkartıyorum.. su dolduruyorum.. iştahım pek yok.. ama hastayken verdiğim gramların birazını aldım.hava çok sıcak... arkadaşım yok.. naze gelse de oynasak..hep annemle takılıyoruz.. yeyem ankaraya gitti..pazar günü amcamın çalıştığı vapura bindik kaptan köşküne çıktık. dalgaları yara yara karşıya geçtik..büyüyünce kaptan mı olsam acaba..
bunun dışında oliviumda çocuk sanat kulübü kurmuşlar küçük sandalye ve masalar koymuşlar oyun hamuru oynadık dün.. cumartesi yine gitcez. annemle her gün dışarı çıkıyoruz bazen oyun oynuyoruz bazen de sadece yürüyüş yapıyoruz..3 gündür süt istemeye başadlım 1 fincan içiyorum annem çok seviniyor.. günlük yürüyüşlerimiz sırasında da annemden ayran istiyorum.. hepsini içmesemde yarısını içiyorum.. annem kemiklerim adına seviniyor.. işte böyle.. dün de annemin okuduğu kitabın arkasında yazarın fotoğrafı vardı anneannem yaşladında bir teyze.. aaaa anne bak anneannemmmm dedim.. o mu acaba yoksa benzettim mi.. bir de bugün okuduğumuz kitapta yaşlı bir köpek vardı bıyıkları beyazlamış yanında da sarı kulakları olan bir bebek köpek. aaaa anne bak dede ve akın dedim.. aynı dedem gibiydi ve ben... benzetmelere bayılıyorum..birşeyleri birşeylere benzetiyorum... neyse..şimdilik bu kadar.. yıkanmam lazım....
Gönderen akın zaman: Perşembe, Ağustos 06, 2009 0 yorum
2 Ağustos 2009 Pazar
29 Temmuz 2009 Çarşamba
annesi yazıyor
hiç oyun oynamadığımı farkettim ya da çok az oynuyorum.. içimden gelmiyor.. geldiğimizden beri vızır vızır.. hatta babası ona ve bana birer lakap taktı vızırcan ve çıldırcan... az kaldı.. sürekli karın ağrısı ile geziyor.. aslında gerçekten ağrıdığını da anlayamıyorum ilk başta gerçekten ağrıyordu sindirim sorunu vardı ama artık geçmiş olması lazım yanında sürekli bu konu konuşulduğu için mi acaba bunu kullanmaya başladı.. ne yapsam bilemiyorum.. oyun oynamamız lazım benim çocuğumla etkili zaman geçrimem lazım.. ama o kadar sıcak ki ve ben o kadar keyifsizim ki ikimizin keyifsizliğinden bir sıkıntı yumağı oluşuyor..şu ara cumartesi günü aldığımız tigger ve pooh cd sini izliyor sürekli.. eşim bırak 1 aydır çok gezdi çok yoruldu biraz bu şekilde dinlensin diyor..ne yapacağımı şaşırdım biraz da vicdan azabı çekiyorum oyun oynamadığım için.. sürekli birşeyler üretirdik kalakaldık.bu yaz rahaveti mi? size de böyle şeyler oluyor mu?..
piyano çalışmam lazım keman çalışmam lazım..k. gidince güzel sanatlar lisesinde piyano ve keman derslerine başlayacağım.akın müsade etmiyor.kemanı kıskanıyor piyanoya kapa kapa diyor.. okuduğum gazeteden kıskanıyor..bakalım ne olacak.belirsizlik insanı yoruyor..eşimle sürekli aynı konu üzerinde dolaşıp duruyoruz.. birşeyin altına giriyoruz önden ben gidiyorum bakalım ne olacak bizim için.. istanbul bir kaçış mı yoksa özleyiş mi olacak............?
gece canım mercimek çorbası istedi.. sıcakta sıcak sıcak çorba içtim.. demin de etli biber dolması yaptım.oğlum yesin büyüsün.. eşim sigarayı bırakma kararı aldı.. bir merkeze gidecek.. poliklinikler varmış bazı hastanelerde fakat çok dolu.. taa ocak ayına kadar.. o zaman a kadar çok vakit var.bu kadar beni çok sevindirdi.. neyse.. gideyim de salonumu silmeye devam edeyim çocuğum uyanmadan...
Gönderen akın zaman: Çarşamba, Temmuz 29, 2009 0 yorum




